• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Site Haritası
Videolar
YURT RADYO
GÜNÜN SÖZÜ
YETİŞ DER




 ''HAKLAR VERİLMELİ''




     KURUCU ÜYE

2017 Raporumuz

ERZURUM YETİŞTİRME YURTLARINDAN AYRILANLAR

DAYANIŞMA VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ

25.015.062

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KURUM BAKIMINDAN AYRILAN VE KORUNMAYA

MUHTAÇ ÇOCUKLARIN SORUNLARINA

 VE ÇÖZÜMÜNE YÖNELİK

RAPOR

 

 

 

 

RAPOR ERZURUM İLİNDE KURUM BAKIMINDA OLANLAR VE

                             AYRILANLARI KAPSAMAKTADIR.

 

 

 

 

İÇİNDEKİLER

 

 

 

 

                                                                                                                                                                            

 

 

 

1. ÖZET

a) Giriş

b) Amaç ve Kapsam

c) İnceleme ve Yöntem

2.İNCELEME

a) Ölçütler

b) İnceleme sonuçları

3. SONUÇ

a) Değerlendirme

b) sonuç

 

 

1.ÖZET

a)Giriş

          Bu rapor, Erzurum ilinde kurum bakımından ayrılan ve halen kurum bakımında kalan gençlerin yaşadıkları sorun, çözüm ve gözlemlerini değerlendirme ve sonuçlarını içermektedir.

 

b) Amaç ve Kapsam

 

 

         Erzurum ilinde kurum bakımından ayrıldıktan sonra iş hayatlarında ve sosyal hayatlarında yaşamış oldukları sorunların ve çözümlerini aile ortamlarındaki yetiştiricilik ve hayat standartlarının devamı açısından yapılması gereken ve ölçütlerle kurum bakımından ayrıldıkları süre ve iş hayatlarındaki süreçleri ele alarak değerlendirilmiştir.

       Kurum bakımında hayatlarına devam eden gençlerin sorunlarının çözümü konusunda değerlendirme içermektedir.

c) İnceleme ve Yöntem

Kurum bakımından ayrılan ve halen kurum bakımında olan gençlerle birebir görüşülerek kendi yaşadıkları ve çözümleri konusunda yapılması gerekenleri birebir görüşülerek hazırlanmıştır.

2.İNCELEME

a) Ölçütler

 

1-Korunmaya Muhtaç Çocuk” tanımı yenilenmeli, ekonomik yoksunluk bir çocuğun korunma ve bakım altına alınması için sebep olmaktan çıkartılmalıdır. Ekonomik yoksunluk ayni-nakdi yardım veren mercilerce yerinde çözülmelidir. (Yerel Yönetimler, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığı ile)Bu durum da gösteriyor ki koruyucu-önleyici hizmetlere yerinde müdahalenin önemi. Yani Toplum Merkezlerinin mikro düzeyde etkili hizmet vermeleri ile bu durum aza indirgenebilir. Soruna yerinde müdahale ya da koruyucu-önleyici hizmetleri sunarken kaynakların kıtlığı ya da var olan kaynakların kullanımındaki yetkisizlik de önemli sorunlardandır. Ayni-nakdi yardım alması uygun olan ailenin tespiti yapılıyor ancak yardımın süresi, miktarı v.b hususlardan yetkili olmama hizmetin sunumunda ve kontrolünde etkili olmuyor. Ya da aynı aile birkaç yerden (Sosyal Dayanışma Vakfından, belediyeler v.s ) ayni-nakdi yardım ı alıyor. Bu durum da kaynakların yerinde kullanımını engelliyor. Buna göre sunulan hizmetin tekelden verilmesi, zamanında verilmesi ve kontrolünde de yetkiler verilmeli gerekli protokoller yapılmalıdır.

2-Parçalanmış aile çocukları, Aile Mahkemelerince korunma altına alınırken velayet durumu da netleştirilmelidir. Kurum bakımına alındıktan sonra, kurumun çocuk üzerinde inisiyatif kullanma hakkı olmalıdır. Çocuk için evlatlık verilmek doğru karar ise çocukla kan bağı olmayan hiç kimse bu durumu engelleyememelidir. Kurum bakımına alınan çocukların ailelerine yönelik taşınır, taşınmaz mal varlığının tespiti yapılarak çocuğun mağduriyeti giderilmeli mallarının ve hakların korunması ile ilgili il müdürlüklerinde hukuk bölümleri oluşturup, gerekli takipleri bu bölümler yapmalıdır.

3-2828 sayılı kanunla korunma ve bakım altına alınmanın birinci basamağını oluşturan Sosyal incelemelerin tüm vicdani yükünün sadece sosyal çalışmacılara yüklenmesi adil ve doğru değildir. Sosyal incelemeleri yine mutlaka Sosyal Çalışmacılar yapmalıdır. Fakat son karar Koordinasyon Kurulu benzeri bir yapı oluşturularak bu kurula aldırılmalıdır.

4-Aynı hizmetlerin birçok kuruluşça verilmesinin engellenmesi gerekmektedir.  (Örneğin: Yardımlar da olduğu gibi.) Belediyeler, Kaymakamlıklar ve Aile, Çalışma ve sosyal Politikalar ortak çalışmalara muhakkak başlamalıdır. Kaynak bir kuruluştan yerinde tespit (Sosyal İnceleme) bir kuruluşa verilmeli ve işbirliği ile insanlara yerinde hizmet sunulmalıdır.

Yani Belediyeler ve Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakıfları kaynaklarını bir araya getirmeli, yardım alacakların tespiti, takibi gibi konularda Aile, çalışma ve Sosyal Politikalar yetkili olmalıdır. İş birliği içinde yapılacak olan bu çalışmalar verilen hizmetin etkinliğini, doğruluğunu, yerinde çözümü (önleyiciliğini) önemini bize gösterecektir. 

5-Eleman yetersizliği sebebiyle kuruluşlarda görev yapan personel, haftalık kırk saatlik çalışma süresinin çok üzerinde çalıştırılmaktadır. Verilen hizmetin devamlılığının getirdiği zorunlulukla günlük çalışma saatlerinin dışında da çalışmak zorunda kalan personel, her yeni çalışma gününe isteksiz ve yorgun bir şekilde başlamaktadır. Nöbet tutan personel ertesi gün iş yerlerinde personel olmaması nedeniyle göreve devam etmek mecburiyetinde kalmaktadır. Bu durum, iş verimini önemli ölçüde düşürmektedir.

b) İnceleme sonuçları

 

1.Aile, çalışma ve sosyal politikaların öncelikli amacı 2828 ve 3413 Sayılı Kanunla çocuk ve gençleri korunma ve bakım altına almak olmamalı. Problemi yerinde önceden tespit edip çözebilmelidir. Bunun için de çok ciddi bir çalışmayla ülkenin sosyal risk haritasının çıkartılması gerekmektedir.

2.Kurum Bakım sonrası Rehberlik eğitimine gerekli alakayı göstermemekte.(Çalışanlarının yetersiz olduğu vurgusu ön plana çıkmakta.)

3.Forum A belgelerinin doldurulması ile ilgili gerekli bilgilendirme yapılmamakta. Kurumlardan kaçan ya da çeşitli nedenlerle ayrılan çocuklara öncesi için hakları ve sorumlulukları hatırlatılmalı ve bilinçlendirilmeli.

4.Yerleştikleri kurumlarda bazı yöneticilerin haksız yere baskı kurdukları ve baskılara

Karşı koyamadıkları biliniyor ve bu oran hiçte anımsanacak bir oran değil, kurumlarda çalışan gençler kendilerini yurt çocuğu olmaktan gizlemekte ve bunun kötü bir şey olduğunu düşünmekte.

5.Kurum bakımından ayrılan Kız Çocuklarının yaşadıkları sıkıntılar.

  a) Bakım sonrası için kız çocukları farklı şekillerde ele alınmalı ve kız çocukları için ayrı bir kategori ile bakılmalı çünkü: bakım sonrası Kız çocukları (kimsesi olmayanlar)daha zor bir hayat şartları ile karşılaşıyorlar, hayatın içerisine ilk adımlarında bocalama ve yanlış ilişkiler sonucu boşanmalar ve daha farklı olarak suç veya  fuuş’ a varacak düzeye kadar gelmekteler.

  b) kız çocukları erkek çocuklara göre daha açık tehlikeler içermekteler ve çabuk kırılan çabuk küsen bireyler oluyorlar bakım altında aradıkları sevgi veya alakayı bulamadıkları için ya iş akitlerine son veriliyor yada çeşitli çalışanlar veya çevresindeki kişiler tarafından rahatsız edilecek duruma geliyorlar.

6.Annesi ve babası olan ve kurumlarda kalan gençlerin kimsesiz olanlara göre hayatlarını daha rahat idame etmekteler oysa buradaki asıl sorun çocuğun aile ortamında kalması ve desteklenmesi olmalı. Çocuk izin günlerinde eğer aile yanına gidip gelebiliyorsa çocuğun aile yanında kalması sağlanmalı ve aile ortamında büyümesi için çalışılmalı.

7)İlk kabul merkezleri oluşturulmalı ve bu merkezlerde çocuğa iyileştirme yapılarak ailesi varsa aile sinin yanında kalması ve yetişmesi için gerekli girişimler yapılmalı.

 

3. SONUÇ

a) Değerlendirme

Korunmaya muhtaç çocukların kurumların bakımına alınması aşamasında hem toplu yaşama, hem de büyük binalarda yaşamaya uyumlu olması açısından yaklaşım önemlidir. Soyut düşünmenin henüz başlamadığı 0-12 yaşları arasındaki çocukların ailelerinden kopması ve sosyal çevrelerinden uzaklaşması onlarda sarsıntı etkisi yaratmaktadır. Başına neler geldiğini tam olarak anlamadıklarından suçluluk duygusu yaşamakta ve çoğunlukla içe kapanmaktadırlar. Bunu terk edilmeden ziyade, cezalandırma, sevgi kaybı gibi algılama eğilimine girerler. Yani çocuklarda anlamsızlık duygusu gelişmeye başlar.

Soyut düşünmenin gelişmeye başladığı 11-14 yaşlarında gerçekleri anlamaya çalışır ve genellemeler yapmaya başlar. Bu çocuklar bir şekilde ailelerinden ayrılmak zorunda kalmıştır. Ayrılmanın etkisiyle yoğun bir umutsuzluk içinde olurlar. Yurtlardaki gençler kimlik kazanma aşamasında olduklarından, geçmişleri ve gelecekteki kaygılarından endişe duyar, devamlı yakınmaları olur. Yaşamı anlamlandırmada güçlük yaşamaya başlarlar. Kendi aileleriyle yaşayan çocuklar daima geçmişleriyle ilgili bilgiler alabilir. Ancak ailesinin yanında yaşamayan çocukların böyle bir şansları bulunmamaktadır. Onların geçmişi kayıp ya da unutulmuştur. Bu durumda duygusal ve sosyal gelişimleri güçleşir.

Sosyal hizmet kuruluşlarında çocuklara toplu bakım uygulandığından, devamlı olarak tek kişinin bakımı mümkün olmaz. Bu yüzden çocuğun örnek alacağı kişi sayısı artar, derin ilişki kuracağı biri olmaz ve bu yüzden benlik algılaması düşer. Bu kurumlarda çalışanların çocuklarla iletişimi olsa da, bu ailede ebeveynlerin kurduğu ilişkiye benzemez. Bu ilişkilerin yüzeysel olması nedeniyle korunmaya muhtaç çocuklarda değersizlik duygusu gelişmeye başlar, yaşamla ilgili hedefleri belirginleşmez. Çocuklarda ve ergenlerde kendilerine psikolojik ve fiziki açıdan benzer olan, kendilerine sevgi gösteren modellerin özdeşleştiği belirlenmiştir. Kendileriyle en fazla özdeşim kuranlardan etkilenirler.

Bu çocuklarda anlamsızlık, boşluk ve yalnızlık duyguları daha fazla görülür. İnsana acı veren boşluk duygusu, rahatsız edici öznel yaşantıdır. Yalnızlık hisseden kişiler çok sık boşluk duygusundan bahseder. Ailesinden ayrı olan çocukların kendilerini bir yere ait hissetmemeleri nedeniyle yalnızlık kronikleşir. Yalnızlık kimsesiz olma anlamında kullanılır. Ailelerinin sorunları nedeniyle ayrılmak zorunda kalmış çocuklar bunu yoğun olarak yaşarlar.

Alışmış oldukları ortamdan ayrılan çocuklar derin bir boşluk yaşamakta ve sosyal yaşama ilgisiz kalarak içe kapanmaktadır. Çocukların bundan kurtulmaları için, sevgi ve şefkat görmeleri gerekir. Sosyal bir canlı olan insanın gruplara katılmaya ve buralarda kabul görmeye ihtiyacı bulunmaktadır. Yaşamda samimi ilişkilerin olduğu en küçük birim ailedir. Ailenin olmadığı bir yaşamda duyguların kaygı ve endişe oluşturması çok normaldir. Kaygı duyan kişiler her an kötü şeylerin olacağı inancına sahiptir. Bunun sıkça tekrarlanması halinde kişi bununla baş edemez ve psikolojik tedaviye ihtiyaç duyar.

Korunmaya muhtaç çocuklarda sıkça görülen bir durumda, Türk filmi seyretmeyi ve hüzünlü müzikleri dinlemeyi sevmeleridir.  Yaşadıkları acıları bilinçaltlarında bu şekilde yaşamayı tercih ederler. Bunu yaşam azmine çevirebilenler, sosyal ve akademik alanda başarı yakalayabilirler. Ancak başaramayanlar için yaşam kötü deneyimler hazırlar.

Bu çocukların geçmişlerinde üzücü olayları yaşamaları yüzünden, oldukça zengin bir iç dünyaları bulunmaktadır. İç dünyaları ve söylediklerinin farklı olması onlar için stres kaynağıdır. Kişiler gerçek düşüncelerini ifade edebilirse, iç dünyası ve dış dünyası farklılık yaşamaz. Bu stresinin azalmasına yardımcı olur. Yuvalarda, yurtlarda yaşayan çocukların, gençlerin yönetime katılması kendileri hakkında kararlar alabilmesi sağlanabilirse, ait olma duyguları güçlenebilir. Kendilerine değer verildiğini hissettiklerinde daha iyi sosyalleşmiş olurlar.

Aile içinde yaşamayan çocuklar dış ortamda giderilmeyen sevgi açlığını yaşarlar. Bu duygusal yoksunluktur. Küçük yaşlarında ailelerinden ayrılan çocuklar bunu bazı davranış bozukluklarıyla dışa yansıtır. Küçük yaştakilerde yatakta sallanma, altına yapma, parmağını emme, sıkça sebepsiz ağlama gibi davranışlar görülür. Bu nedenle çocukların yedi yaşına gelinceye kadar yuvalara alınması uygun görülmez.

Çocuklar doğumlarıyla birlikte anneleriyle özdeşim kurar. Onların bu aşamada annesinden ayrılması halinde, kendilerini güvensiz hissetmesine neden olur. İlk yaşında yuvaya verilen çocukların hem uyumsuz oldukları, hem de zekâ açısından düşük seviyeye sahip olduğu görülmüştür. Çocuklar sosyal çevresine ve okullarına uyum sağlamakta zorlanır. Kendilerine yuva çocuğu olarak bakıldığını düşünerek, okuldan dışlandıkları görülür ve sevgi ihtiyaçları artar.

Duygusal yoksunluk durumunun neden olduğu en önemli duygular arasında maddi doyumsuzluk ile tatminsizlik yer alır. Bu nedenle korunmaya muhtaç çocuklar için düzenlenen sosyal faaliyetlerde her zaman onları mutlu edecek çalışmalar yapılır. Çocuklar ise, bunu yaşamak yerine şikâyetçi bir tavır içine girer ve daha fazlasını isteme eğiliminde olur. Kendilerini maddi dünyada tatmin etmeyi başaramazlar.

 

 

b) sonuç

Korunmaya muhtaç çocukların korunmasında öncelikli olarak görevin devlete ve devlete bağlı kurumlara düştüğü bilinmeli. Gönüllüler, STK’lar, eğitimciler ikincil sorumluluk sahibi olarak değerlendirilmeli. Yetiştirme yurdunda yetişmiş çocukların ileride hayatta, iş dünyasında karşılaşabileceği sorunlar neler iyi analiz edilmeli. Toplum tarafından dışlanma ve toplumun buralarda yetişen kişileri anlamaları yönünde faaliyetler ve projeler geliştirilmeli.

Aile kültürünün eksikliğinden dolayı evlilik/aile hayatına uyum sağlayamayacağını düşünen çocuklara devletin imkânları doğrultusunda iyileştirme ve rehberlik yapılmalı. Özellikler KIZ çocukları için Devlet imkânları sonuna kadar kullanılmalı ve desteklenmeli. Devlet eliyle yetiştirilen bu çocuklar gelecekteki bireyler olması hasedi ile sorumluluklarının yerine getirilmesi ve doğru yönlendirme yapılarak devlete katkıları sağlanmalı.

 SED Destekleri geliştirilmeli.

Korunma kararlı kuruluşta bakılan çocuklardan ailesi yanında bakılabilecek olanlar,

Hakkında korunma kararı alınma talebiyle başvuruda bulunulup, korunma kararı alınmaksızın ekonomik destek ile ailesi yanında bakılabilecek durumda olan çocuklar,

Korunma kararı olup da yaş sınırlarını tamamlamaları nedeniyle Yetiştirme Yurtlarından ayrılan çocuklar,

(Evlilik yapacak olan kız ve erkek çocuklara imkânlar doğrultusunda ayni ve nakdi destek sağlanmalı.)bu madde eklenmeli ve bu çocuklar desteklenmeli.

 

 

 

              HAZIRLAYAN

              YUNUS UZUN

ERZURUM YURT AY DERNEĞİ

 YÖNETİM KURULU BAŞKANI

 

(Bu rapor Kişiler ile görüşülerek ve yapılmış araştırmalar sonucu elde edilmiş bulgular ile yazılmıştır.)

Kaynaklar: kurum bakımından ayrılan kişiler, halen kurum bakımında olan kişiler.

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.74985.7728
Euro6.36106.3865
Hava Durumu
Anlık
Yarın
31° 34° 16°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam9
Toplam Ziyaret6161